İbrahim Kaypakkaya, ezilenlerin bağrından çıkan; gerçeği korkusuzca savunan, teslimiyeti reddeden bir komünist önderdir. Sömürünün, inkârın ve zorbalığın egemen olduğu bu düzende kurtuluşun bir hayal ve tesadüf değil; ancak örgütlü, devrimci ve silahlı mücadeleyle kazanılacağını gösterdi. O, devrimi aradı, devrimi anlattı ve devrim için yaşadı. O kurtuluş için Halk Savaşı’nı örgütledi, onun ruhuyla kuşandı.
Kaypakkaya, tarihi ve toplumu sınıflar mücadelesi temelinde ele aldı. Kemalizm’in faşist karakterini teşhir etti; Kürt ulusunun ve ezilen milliyetlerin kurtuluşunun inkârın kaldırılmasıyla değil, devrimle mümkün olduğunu ortaya koydu. Komünist Parti’nin zorunluluğunu, Uzun Süreli Halk Savaşı stratejisini ve dost–düşman ayrımını berraklaştırdı. Yakalandığında 90 gün boyunca işkence altında dahi komünist çizgiyi savundu. 18 Mayıs 1973’te katledildi; ama teslim olmadı, boyun eğmedi.
Bugün emperyalizm ve onun uşağı faşist diktatörlük; işçi sınıfının, emekçi halkın, Kürt ulusunun, ezilen inançların, kadınların ve gençliğin geleceğini gasp etmektedir. Sahte “barış” masalarıyla halk aldatılmakta, savaş hazırlıkları derinleştirilmektedir.
Faşist diktatörlük, Kürt hareketiyle ABD emperyalizminin bölgede biçtiği rol doğrultusunda bir kez daha “barış” masasına oturmaya çalışmaktadır. Kürt ulusal haklarının tartışılmadığı bir süreç işletilmektedir. Kürtlere özgürlük değil, Türk hakim sınıflarının bölgedeki çıkarları anlatılmaktadır. TC’nin barış anlayışı daha büyük savaşa hazırlanmayı içermektedir.
Bu koşullarda netlik şarttır. Örgütlenmek, savaşmak ve kazanmak zorundayız. Halkın ordusu olmadan emperyalizm ve faşizm karşısında ayakta kalınamaz. Dağınıklığa, yılgınlığa ve tasfiyeciliğe karşı Kaypakkaya’nın bilinciyle, cesaretiyle ve yöntemiyle yürüyelim.
İbrahim yoldaşın fikirleri bugün de yolumuzu aydınlatıyor. Onu katledilişinin 53. yılında daha güçlü sahiplenmenin yolu; daha bilinçli, daha örgütlü ve daha kararlı olmaktan geçiyor. Emperyalizmi, faşizmi ve her türden gericiliği ancak örgütlü mücadeleyle yeneceğiz.
İLERLE, SAVAŞ, KAZAN!
PARTİZAN










