1 Mayıs Uluslararası İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü’ne yaklaştığımız bu tarihlerde, Partizan olarak ajitasyon-propaganda faaliyetlerimizi sürdürüyoruz.
İstanbul Avrupa yakasında işçi ve emekçilerin yoğunlukla yaşadığı Şahintepe, Okmeydanı, Avcılar ve Esenyurt’ta bildiri dağıtımları, afiş, yazılama, sticker ve kuşlama çalışmaları ile halkımızı 50. yılında Taksim 1 Mayıs’ında Partizan saflarında yürümeye çağırdık.
“Halkız, Kavgadayız, Bu Düzeni Yıkacağız! 1 Mayıs’ta Taksim’e!”, “Yaşasın 1 Mayıs” şiarlı afiş ve stickerlarla sokakları süsledik.
İşçi ve emekçilerin yaşadığı semtlerde gerçekleştirdiğimiz bu faaliyetlerde halkımızın yoğun ilgisi ile karşılaştık. Halkla ettiğimiz sohbetlerde yoksulluk ve artan baskılara karşı mücadelenin zorunluluğuna vurgular yaptık. Devletin, halkın ekonomik-demokratik taleplerine karşı ne denli büyük şiddetle karşılık verdiğine, bu saldırıları yenmenin tek yolunun ise örgütlü mücadeleyi büyütmek olduğuna dikkat çektik.
Egemen sınıflar 1 Mayıs’tan, işçi sınıfının örgütlü mücadelesinden her geçen gün daha çok korkmakta ve halkı mücadeleden koparmak için kara propaganda ve baskı siyasetini gün geçtikçe daha da artırmaya çalışmaktadır. Oluşturdukları bu korku ve baskı rejimiyle işçilerin ve emekçilerin mücadelesini söndürebileceklerini sanıyorlar. İşçilere Taksim Meydanı’nı kapattıkları gibi halkı ideolojik olarak da sindirmeye çalışıyorlar. Egemen sınıflar, “Tarihin sonu” gibi yalanlar ve şovenist propaganda ile halkın haklı mücadelesini sindirebileceğini sanıyor. Bu saldırılar bizi yıldırmayı geçmişte de başaramadığı gibi bugün de başaramayacaktır.
Geleceği inşa etmek bizim ellerimizdedir. Sömürüye, yoksulluğa, yozlaşmaya, kadın cinayetlerine, gençliğin geleceksizliğe mahkûm edilmesine karşı 1 Mayıs’ta Taksim’de Partizan saflarında buluşalım! Yaşasın 1 Mayıs!
İstanbul Anadolu Yakası’nda 1 Mayıs çalışmalarımız devam ediyor
Gebze’den Kadıköy’e kadar afiş, yazılama, pankart, bildiri, kuşlama ve sticker çalışmaları gerçekleştirdik.
Çalışmalarımız esnasında Kürt gençleri bizi coşkuyla karşıladı. Araba kornalarıyla bize destek verdiler, zafer işaretiyle selamladılar. Bildiri dağıtımlarında halkımızın birçok kesimiyle bir araya geldik. Yoksulluk ve faşist baskılar sohbetlerimizin ana gündemini oluşturdu. Bir yandan coşku ve umut hakimdi ama halkımızın bu saldırılar karşısında ilgisiz ve umutsuz kaldığını da gördük. Bunun üzerine sohbetlerimizi örgütlü mücadelenin önemine, kurtuluşun ancak birlikte mümkün olabileceğine değindik.
Tüm halkımızı faşizme, emperyalizme ve her türden gericiliğe karşı 1 Mayıs’ta Taksim’e, Partizan saflarında yürümeye davet ediyoruz!





















