• AÇIKLAMALAR
  • ENTERNASYONAL
  • MAKALE
  • PARTİZAN DERGİSİ
BİZİ TAKİP ET!
Partizan Resmi Web Sitesi
  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • MAKALELER
  • ENTERNASYONAL
  • İLETİŞİM
sonuç yok
Bütün sonuçlara bak
AÇIKLAMALAR
  • ANASAYFA
  • GÜNCEL
  • MAKALELER
  • ENTERNASYONAL
  • İLETİŞİM
sonuç yok
Bütün sonuçlara bak
Partizan Resmi Web Sitesi
sonuç yok
Bütün sonuçlara bak
Anasayfa Güncel

Yine Ayağa Kalkacağız!

Mayıs 25, 2020
içerisinde Güncel
A A
Yine Ayağa Kalkacağız!

UNKNOWN LOCATION, - JUNE 3: Poet Maya Angelou on June 3, 1974. (Photo by Craig Herndon/The Washington Post via Getty Images)

0
PAYLAŞ
Facebook'ta paylaşTwitter'da paylaşPaylaşWhatsapp'la gönder

Yaşam öyküleri vardır, okuduğunuzda nefesiniz kesilir, boğazının düğümlenir, dudaklarınız titrer. Yaşam öyküleri vardır, okuduktan sonra kendinizi, komşunuzu ya da gazetelerden düşmeyen üçüncü sayfa haberlerini hatırlatır.

Size anlatacağım yaşam öyküsü sadece sizi size göstermeyecek, komşunuzu, okuduğunuz bir haberi anımsatmayacak; sizi durup düşünmeye, acınızla yüzleşmeye ve yeniden ayağa kalkma gücü verecektir.

Size yaşadığı acılara rağmen yüzünü güneşe dönebilmiş “kara derili” bir kadının yaşam öyküsünü anlatacağım:

Maya Angelou, Amerika’nın yoksul, “siyahi” halkının yaşadığı semtte doğar. Ona en yakın ağabeyidir, annesiyle babasının ilişkileri oldukça kötüdür. Onlar boşandığında ağabeyi ile babaannesinin yanına gönderilir. O süreçteki duygularını “annem öldü, babaannemin yanında mutluyum” diyerek anlatır.

Maya’nın babaannesinin yanındaki mutluluğu uzun sürmez, annesi çocuklarını tekrar yanına alır. Ve Maya annesinin sevgilisi tarafından 7 yaşındayken tecavüze uğrar. O günden sonra hayat onun için teninden daha siyahlaşır.

Ağabeyine tecavüze uğradığını anlatır, ağabeyi Maya’ya tecavüz eden adamı öldürür ve hapse girer. Maya hayat karşısında yalnız kalır. Bir çocuk gözgüyle yaşadıklarını; “Ben konuştuğum için bir insan öldü. Ben sussaydım kimseye bir şey olmayacaktı” diyerek duygularını anlatır.

Maya yaşadığı bedensel, ruhsal travmayı anlamlandıramadığı,  istismarı kavrayamadığı için susmanın daha doğru olduğunu düşünür. Kendisine istismarda bulunan kişinin ölümünden üzüntü duyar. Tek yakını olan annesinden hiçbir destek göremeyen Maya, ciddi bir ruhsal sarsıntı geçirir. Konuşmayarak kendisini cezalandırır. Susar…

Daha sonra bu suskunluk sürecini; “Bütün bedenim kulağımdı” diyerek anlatır.

Amerika’da ya da dünyanın başka bir ülkesinde, ülkemizde de olduğu gibi kadınlara çocuk yaşlardan itibaren yaşadığı cinsel, fiziksel şiddet karşısında susmaları ve “suçu” kendinde araması örgütlenir. Aslında bu şekilde ondan cinsel, fiziksel şiddete uğradığı “erk”eği koruması bekleniyor. Susarak “tahrik” eden, “kışkırtan” olarak kendisine çekidüzen vermesi için “fırsat” olarak sunuluyor. Maruz kalınan saldırılar karşısında susmayı ahlaksal ve toplumsal bir sorumluluk olarak çocuk yaşlardan başlayarak kadınların omuzlarına yüklemek onun, en doğal insani refleksini budamaktadır. Susmak, boyun eğmek insan olmanın en temel kriteri olan karşı koyma dürtüsünün törpülenmesidir. Yaşanılan saldırılar esnasında, sonrasında susmak insanın kendisine saygısının yitirmesini beraberinde getirir.

Maya’da henüz yedi yaşında bir kız çocuğu olsa da susarak kendisini cezalandırır. Üstelik yaşadığı topraklarda teni, ırkı, dili nedeniyle ayrıca bir baskı ve sömürüye de maruz kaldığı cinsel saldırının etkisini daha derinden yaşar. Psikolojik tahribatı daha ağır olur.

Maya, sanat hayatına dansla başlar. Burada yaşadığı ekonomik sıkıntılar onu seks yaparak yaşamını kazanmak zorunda bırakır. Sesinin güzelliği fark edilince şarkı söylemeye başlar. Sanat, Maya’nın kendini yeniden, yaratmasında önemli bir basamak olmuştur. Var olanla yetinmez, kabuğunu kırmayı başarmıştır artık!

Gana’da üniversitede özgürlük mücadelesiyle tanışır. ABD başta olmak üzere farklı ülkelerde de siyahların özgürlük mücadelesini destekler. Martin Luther King ve Malcom X’le tanıştıktan sonra halkının yaşadığı baskıyı ve sömürüyü sanat yoluyla duyurmaya çalışır. Üniversitede arkadaşlarıyla tiyatro topluluğu kurar. O dönem tiyatro topluluklarının tamamı beyazlardan oluşur, siyahlardan oluşan ilk tiyatro topluluğunun kurucularından olan Maya, tek kadın oyuncudur. Birçok tiyatro oyununda, sinema filminde rol alan Maya, Amerikan sinemasının ilk siyahi yönetmeni olarak, ondan otobiyografisini yazması istenir. Toplamı 7 ciltten oluşan otobiyografisini kaleme alır. Dili oldukça sade olan Maya’nın otobiyografisi aslında bütün ezilen, sömürülen insan yerine dahi koyulmayan siyah kadınların yaşamından kesitler sunar.

Maya’nın oyunculuk kariyerinde hafızalarda yer edinen 1977’de çekilen “kökler” dizisindeki, Kunta Kinte ailesinin yaşlı büyükanne rolüdür. Yaşlı, bilge bir kadını canlandıran Maya, köleliğin kökeninin anlatıldığı bu diziyle oyunculuğun zirvesine ulaşır.

Maya gibi sayısız çocuk-kadın yaşadığı cinsel ve fiziksel saldırılar sonrası kuşkusuz ki ağır travmatik bir süreç yaşar/yaşıyor. Sustuğu, paylaşmadığı için etkisi daha boyutlu oluyor. Ataerkil toplumsal öğretiler nedeniyle “özel”ine,”namus”una dokunulduğu için “kirlendiği”ni düşünerek kendisini suçluyor.

Oysa Maya gibi sayısız kadın suskunluğuna son verdiğinde hakkını aramaya başladığında, yüzünü mücadeleye döndüğünde ne kadar güçlü olabildiği de görülüyor. Maya Angelou bunlardan sadece biri.

Ve cinsel, fiziksel… vs saldırılar karşısında halâ susuyorsak, susarak kendimizi cezalandırmaya devam ediyorsak, Maya’nın ve Maya gibi sayısız direnişçi kadının yaşam öyküleri örnek olmalı bizlere.

Tıpkı Maya Angelou’nun dediği gibi;

“Bir kadın, ne zaman kendi sesini duymak için ayağa kalksa, planlanmamış bile olsa, tüm kadınlar için ayağa kalkmış olur”

*Yine Ayağa Kalkacağız!(Maya Angelou’nun şiiri)

 

Etiketler: iPhonemaya angelouRedesign
PaylaşTweetPaylaşSendSend

BağlantılıYazılar

Deniz Pektaş

DAYANIŞMA VE MÜCADELE SONUÇ VERDİ: DENİZ PEKTAŞ SERBEST BIRAKILDI

Ağustos 20, 2026

17 Ağustos sabahı, Türk devletinin iade talebi doğrultusunda, “TKP/ML faaliyetçisi olduğu” iddiasıyla yapılan Interpol başvurusu gerekçe gösterilerek İtalya’nın Ancona kentinde...

Linz Anma

KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA, LİNZ’DE COŞKUYLA ANILDI

Mayıs 26, 2026

KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA, LİNZ’DE COŞKUYLA ANILDI Katledilişinin 53. Yılında Partizan tarafından Avrupa’da gerçekleştirilen Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı anma etkinliklerinin...

paris anma

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya Komünist Gençlik (Jeunesse Communiste) ve Partizan Tarafından Paris’te Organize Edilen Etkinlikle Anıldı

Mayıs 19, 2026

Komünist önder İbrahim Kaypakkaya, 17 Mayıs Pazar günü Paris’te anıldı. Dersim Kültür Merkezi’nde Fransa Komünist Gençlik ve Partizan’ın ortak düzenlediği etkinliğe...

İsviçre anma

KOMÜNİST ÖNDER İBRAHİM KAYPAKKAYA İSVİÇRE-ZÜRİH’TE ANILDI

Mayıs 19, 2026

17 Mayıs Pazar günü İsviçre’nin Zürih kentinde Partizan tarafından “Tasfiyeciliğe Karşı Kurtuluş Yolunda Kaypakkaya İzinde!” şiarlı anma etkinliği gerçekleştirildi. Katledilişinin...

ibrahim-kaypakkaya-750x375

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya İstanbul’da anıldı

Mayıs 18, 2026

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya katledilişinin 53. yılında Partizan tarafından İstanbul’da anıldı. 17 Mayıs Cumartesi günü İstanbul’da gerçekleştirilen anma etkinliği saygı...

Sonraki Yazı
Nuriye ve Semih’in açlık grevlerinin 163. gününde Kadıköy’de basın açıklaması

Nuriye ve Semih'in açlık grevlerinin 163. gününde Kadıköy'de basın açıklaması

MKP/HKO gerillalarının kimlikleri netleşti

MKP/HKO gerillalarının kimlikleri netleşti

TWITTER'DA TAKİP ET

Sosyal Medya

Partizan dergisi logo

Partizan resmi web sitesidir. Partizan açıklamalarına, makalelere, güncel ve enternasyonal haberlere ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medya

© 2023 Partizan resmi web sitesi

FACEBOOK SAYFAMIZ

LİNKLER

  • ★Umut Yayımcılık
  • ★İbrahim Kaypakkaya
  • ★Yeni Demokrasi
  • ★Yeni Demokrat Gençlik
  • ★Yeni Demokrat Kadın
  • ★PŞTA
  • ★Partizan Medya
  • ★Partizan Arşiv
  • ★Avrupa Haber
sonuç yok
Bütün sonuçlara bak
  • ANASAYFA
  • AÇIKLAMALAR
  • GÜNCEL
  • MAKALE
  • ENTERNASYONAL
  • KÜTÜPHANE
  • İLETİŞİM

© 2024 Partizan resmi web sitesi